“Bilişsel davranışçı terapi mi, REBT mi?” sorusuna herkese uyan tek bir yanıt yok. Bilişsel davranışçı terapi vs rebt farkı, birinin diğerine kesin üstünlüğü değil; terapide hangi düşünce örüntülerine ve hangi değişim hedefine daha fazla ağırlık verildiğidir. REBT, BDT ailesinin içinde yer alan bir yaklaşımdır; dolayısıyla seçim aslında “rakip iki yöntem arasında” değil, çoğu zaman aynı çerçevenin içindeki vurgu ve çalışma biçimi arasında yapılır. Sizin için anlamlı olan ayrımı belirleyen şey yöntemin adı değil; yaşadığınız güçlük, hedefiniz ve terapistle birlikte kuracağınız çalışma planıdır.

Bu yazıda iki yaklaşımı yan yana koyarak hangi durumda hangisinin gündeme gelebileceğini, ilk görüşmede neyi sormanız gerektiğini ve kendi başınıza etiket koymaya çalışmanın neden yanıltıcı olabileceğini açıklıyoruz. Amacımız bir kazanan ilan etmek değil; karar verirken bakmanız gereken ölçütleri netleştirmek.

Table of contents

BDT ve REBT kısaca ne anlatır?

İki yaklaşımı ayırmadan önce ortak zemini görmek gerekir. Bilişsel davranışçı terapi (BDT), düşünce, duygu ve davranışların birbirini nasıl etkilediğini ele alan geniş bir psikoterapi çerçevesidir. Kişinin yaşadığı güçlüğü sürdüren düşünce ve davranış örüntülerini anlamaya ve bunlarla çalışmaya odaklanır. BDT tek bir tekniğin adı değildir; kullanılan yöntemler, kişinin ihtiyacına ve ele alınan soruna göre değişir. Yani “bana BDT uygulanacak” cümlesi, hangi tekniklerin kullanılacağını tek başına belirlemez.

Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi (REBT) ise bu ailenin öncü yaklaşımlarından biridir. REBT özellikle katı, mutlak ve kişinin kendisine ya da başkalarına yönelik yoğun yargılar içeren inançların duygular ve davranışlar üzerindeki etkisini inceler. “Mutlaka kusursuz olmalıyım” veya “Herkes beni onaylamalı” gibi kurallar bu türden inançlara örnektir. REBT'ye göre sıkıntıyı çoğu zaman olayın kendisi değil, olaya yüklenen bu katı inanç besler.

Buradan çıkan temel ayrım şudur: BDT geniş bir şemsiye terimdir; REBT ise bu şemsiyenin altındaki, belirli bir kuramsal çerçevesi olan özel bir yaklaşımdır. İkisini “birbirine alternatif iki ayrı terapi” gibi düşünmek, baştan yanlış bir soru sormanıza yol açar. Bu ayrımın pratik sonucu şudur: REBT'yi tercih ettiğinizde zaten BDT ailesinin içinde kalırsınız; BDT'yi tercih ettiğinizde ise REBT'nin inançlara odaklanan tekniklerinden bazıları çalışmanın bir parçası olabilir. Bu yüzden ikisi arasındaki sınır, farklı kliniklerin rekabeti değil; aynı çerçeve içindeki vurgu seçimidir.

BDT'nin geniş bir çerçeve, REBT'nin ise onun içinde yer alan bir yaklaşım olduğunu gösteren iç içe şema
BDT şemsiyesi ve REBT'nin yeri

Ölçüt ölçüt karşılaştırma

İki yaklaşımı yan yana koyduğunuzda fark, keskin bir rekabetten çok vurgu farkı olarak görünür. Aşağıdaki tablo, ilk görüşmede konuşabileceğiniz ölçütleri özetliyor.

Karşılaştırma ölçütü BDT REBT
Kapsam Farklı bilişsel ve davranışsal yöntemleri içeren geniş bir terapi çerçevesi BDT ailesi içinde yer alan, belirli bir kuramsal çerçevesi olan yaklaşım
Düşüncelere odaklanma Belirli durumlarda aklından geçen düşünceler ve bunların davranışla ilişkisi ele alınabilir Özellikle katı “zorundayım”, “olmalı”, “dayanamam” türü inançlar üzerinde durabilir
Duygulara bakış Düşünce ve davranış örüntülerinin duygusal sıkıntıyla bağlantısı incelenir Olaylara ilişkin inançların duygusal tepkiyi nasıl etkilediğine belirgin vurgu yapılır
Çalışma biçimi Bilişsel çalışmaların yanında davranışsal uygulamalar da içerebilir İnançları fark etme ve değerlendirme çalışmaları öne çıkabilir
Yöntem seçimi “BDT” adı, herkese aynı tekniklerin uygulanacağı anlamına gelmez REBT, BDT'den bağımsız bir seçenek değil, ailenin içindeki bir yaklaşımdır

Tablonun verdiği asıl mesaj şu: bir seansın içeriğini yalnızca yaklaşımın adı belirlemez. Aynı yaklaşım, farklı kişilerin ihtiyacına göre farklı hedefler ve uygulamalarla yürütülebilir. Bu yüzden yöntemin etiketinden çok, terapistin sizin güçlüğünüzü nasıl değerlendirdiğini ve birlikte hangi hedefleri belirlediğinizi anlamak daha işlevseldir.

Tabloyu okurken dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var: ölçütler birbirini dışlamaz. Örneğin bir danışanla hem katı inançlar ele alınabilir hem de kaçınılan durumlar davranışsal olarak denenebilir. Dolayısıyla tablodaki sütunları “ya o ya bu” gibi okumak yerine, hangi vurgunun sizin güçlüğünüze daha çok hitap ettiğini düşünmek daha doğru olur. Pratikte bu, bir ölçütün diğerini dışlamadan birlikte kullanılabileceği anlamına gelir: tabloyu bir eleme listesi değil, görüşmede birlikte ele alacağınız bir gündem taslağı gibi okuyun. Düşünce-duygu-davranış döngüsünün nasıl çalıştığını ayrıntılı görmek isterseniz Bilişsel Davranışçı Terapi rehberini inceleyebilirsiniz.

Hangi durumda hangisi gündeme gelir?

Karar çoğu zaman “şu yaklaşım şu sorunda iyidir” gibi hazır bir eşleştirmeyle verilmez. Yine de hangi çerçevenin ne zaman öne çıkabileceğine dair pratik senaryolar kurulabilir.

Daha geniş bilişsel ve davranışsal seçenekler gerektiğinde

Sorununuz belirli bir durum, düşünce ya da kaçınma davranışı etrafında şekilleniyorsa terapistiniz bilişsel ve davranışsal etkenleri birlikte değerlendirebilir. Burada yalnızca düşünceyi sorgulamak değil, davranışı da sahada denemek işin parçası olabilir. Ancak bunun size uygun olup olmadığı yalnızca terapi etiketinden çıkarılamaz; değerlendirme ve hedef belirleme gerekir.

Özellikle OKB söz konusuysa “BDT mi REBT mi?” diye sormak yerine hangi tedavi bileşenlerinin kullanılacağını sormak daha anlamlıdır. NICE kılavuzu, OKB için psikolojik tedavinin temel seçenekleri arasında maruz bırakma ve tepki önlemeyi (ERP) içeren BDT'yi açıklar. Buradaki pratik karar ölçütü şudur: etiketin kendisi değil, planın içinde ERP gibi hangi somut bileşenlerin yer aldığı önemlidir. Bu, herkese aynı planın uygun olduğu anlamına gelmez; kişisel değerlendirme şarttır.

İnançlara odaklanan çerçeveyi merak ettiğinizde

Kendinize ya da başkalarına yönelik katı kuralların yaşadığınız sıkıntıyı besleyip beslemediğini anlamak istiyorsanız, REBT'nin bu süreçte nasıl kullanılabileceğini terapistinize sorabilirsiniz. Örneğin “Hata yaparsam başarısızım” düşüncesi yalnızca bir tahmin değil, kişinin kendisi hakkında vardığı katı bir yargı da içerir. REBT bu tür inançlara özellikle odaklanabilir; ama uygun çalışma biçimine yine terapistle birlikte karar verilir. Katı kuralların duygusal yükü nasıl artırdığını somut örneklerle görmek isterseniz mükemmeliyetçiliğin ne zaman tuzağa dönüştüğünü anlatan yazı bu mekanizmayı günlük hayattan örneklerle gösterir.

İki isimden hiçbiri tek başına yetmiyorsa

Yaşadığınız sorun ağırlaşıyor, günlük işlevlerinizi belirgin biçimde etkiliyor veya ne tür bir desteğe ihtiyaç duyduğunuz netleşmiyorsa kendi kendinize “BDT mi REBT mi?” tanısı koymaya çalışmayın. Böyle bir durumda doğru adım, bir etiket seçmek değil; bir uzmanla değerlendirme görüşmesi yapmaktır. Bu görüşme ihtiyaçların ve olası seçeneklerin birlikte konuşulmasına yardımcı olur. Değerlendirme görüşmesinin işlevi, hangi yaklaşımın adını seçeceğinizi değil; hangi hedeflerin öncelikli olduğunu ve bu hedeflere hangi çalışma biçiminin hizmet ettiğini netleştirmektir. Acil bir güvenlik riski varsa gecikmeden uygun acil desteğe başvurun.

İlk görüşmede sormanız gereken sorular

Yaklaşımın etiketini değil, sizinle nasıl çalışılacağını anlamaya odaklanın. İlk görüşmede şu sorular yön verir:

  • Yaşadığım güçlük için hangi hedefler üzerinde çalışabiliriz?
  • BDT veya REBT bu hedeflere nasıl bağlanıyor?
  • Süreçte bilişsel çalışmaların yanında davranışsal uygulamalar da olacak mı?
  • İlerlemeyi nasıl değerlendireceğiz?
  • İhtiyacım değişirse çalışma planını yeniden ele alabilir miyiz?

Bu sorular, iki yaklaşım arasındaki farkı soyut bir tartışma olmaktan çıkarıp sizin planınıza bağlar. Yanıtlar size “hangi teknik” kadar “neden bu teknik” sorusunun da cevabını verir. Aldığınız yanıtları değerlendirirken, hedeflerin somut ve gözlenebilir olup olmadığına ve ilerlemenin nasıl ölçüleceğine dikkat edin; bu iki ölçüt, yaklaşımın adından bağımsız olarak çalışmanın şeffaflığını gösterir. Yanıtların çoğu “duruma göre değişir” biçiminde belirsiz kalıyorsa, hangi somut adımla başlanacağını ve ilk birkaç seansta neyin hedeflendiğini ayrıca sormak netlik sağlar.

Uzmanlık ve mesleki yeterlilik bilgilerini kontrol ederken unvanı ve eğitimi açıkça sormak da yerinde olur. TBMM'de yayımlanan bir metinde klinik psikolog; psikoloji lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisans veya doktora yapmış sağlık meslek mensubu olarak tanımlanır. Bu çerçeve, kiminle çalışacağınızı değerlendirirken somut bir ölçüt sağlar; unvanın kendisini ve dayandığı eğitimi sormak, yöntem tartışmasından önce gelen temel bir adımdır.

Ereğli'de BDT ve REBT hakkında görüşme

Ereğli, Zonguldak'ta yüz yüze psikoterapi yürütüyoruz; çalışmalarımız ağırlıklı olarak BDT ve REBT temeline dayanır. Yetişkinlerle bireysel psikoterapi, kaygı ve panik desteği, çift ve aile çalışmaları ile çocuk ve ergen danışmanlığı başlıca alanlarımız arasında yer alır. BDT ve REBT eğitimlerinin ardından klinik psikoloji yüksek lisansını tamamlamış olmamız, iki yaklaşımı aynı çerçevenin parçaları olarak birlikte değerlendirmemizi mümkün kılar.

Bunun pratik anlamı şu: belirli bir yaklaşım herkese aynı biçimde uygulanmaz. Uygun çalışma biçimi, değerlendirme görüşmesinde sizin ihtiyacınıza ve hedeflerinize göre birlikte belirlenir. Örneğin bir danışanda davranışsal denemeler öne çıkarken, bir başkasında katı inançların gözden geçirilmesi ağırlık kazanabilir. Aynı kişide bile süreç ilerledikçe vurgu değişebilir: başlangıçta inançlar üzerinde durulurken, ilerleyen seanslarda kaçınılan durumların davranışsal olarak denenmesi öne çıkabilir. Bize ulaşırken yaşadığınız güçlüğü, hedefinizi ve varsa tercih ettiğiniz görüşme biçimini kısaca paylaşırsanız, size uygun bir çalışma planı önerisini birlikte hazırlayabiliriz.

Sürecin seanstan seansa nasıl ilerlediğini önceden görmek isterseniz psikoterapi sürecinin aşamalarını anlatan yazımızı okuyabilirsiniz. Durumunuzu konuşup size uygun çalışma biçimini birlikte planlamak için iletişim sayfası üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

REBT, BDT'den tamamen ayrı bir terapi midir?

Hayır. REBT, BDT ailesi içinde yer alan bir yaklaşımdır. BDT daha geniş bir çerçeveyi anlatırken REBT, bu çerçeve içindeki belirli bir kuramsal yaklaşımı ifade eder.

BDT mi REBT mi daha etkilidir?

Herkes ve her sorun için geçerli tek bir “daha etkili” yanıt doğru olmaz. Uygun yaklaşım; kişinin ihtiyacına, belirlenen hedeflere ve kullanılacak yöntemlere göre değerlendirilir. Örneğin OKB'de BDT'nin ERP'yi içermesi önemli bir tedavi unsurudur.

BDT ve REBT aynı seansta kullanılabilir mi?

Terapi planı uzmanın değerlendirmesine ve belirlenen hedeflere göre şekillenir. Yaklaşımların nasıl kullanılacağını veya birlikte ele alınıp alınmayacağını terapistinize doğrudan sorabilirsiniz.

Çocuk ve ergenlerde de bu yaklaşımlar değerlendirilir mi?

Çocuk ve ergenlerde çalışma yaşa ve bireysel ihtiyaca göre planlanır; ebeveyn katılımı ve ele alınacak hedefler uzmanla görüşülür. Çocuklar ve ergenler dâhil farklı gruplarla çalışıyoruz; uygun desteğin kapsamı için doğrudan görüşme yapılması gerekir.